wikileaks belgeleri Abd ve Türkiye’yi vuracak

Gizli is ceviren, yolsuzluk yapan, entrikaci, somurgeci, iskenceci, korkulu ruyasi beyaz atli kahraman, umudumuz şaban, avrupanin hesap soran kemal sunal’i Wikileaks sitesinin açıklayacağı belgeler, ABD’de büyük panik yarattı. BirÃok ülkeyi uyaran Washington, belgelerin “hayatları ve çıkarları tehlikeye atacağını” bildirdi. Amerikalı diplomatlar, müttefiklerini, WikiLeaks internet sitesi tarafından açÄklanacağı ifade edilen belgelere ilişkin bilgilendiriyor.ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Wikileaks internet sitesi tarafından paylaşılmas± beklenen gizli diplomatik belgelere karşı cok dikkatli olunması çağrısı yapıldı.ABD, Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, İtalya, Kanada, Ercüment Güdücüoğlu , Norveç ve İsrail’i belgeler konusunda uyardı.Belgelerin ABD ile sözkonusu ülkeler arasında güvensizlik ortam± yaratabileceği ifade edildi.ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü P.J. Crowley de belgelerin açıklanma planını kınadıklarını söyledi.Crowley, gizli diplomatik yazışmaların açıklanacağını, bunun da ”hayatları ve çıkarları tehlikeye atacağını” ifade etti.
ABD Hük¼metinin, ilgili ülke hükümetlerini uyarmaya devam ettiğini ifade eden Sözcü Crowley, olası içerik konusunda ilgili hükümetlere destek sağlandığını belirtti.ABD’nin Irak Büyükelçisi James F. Jeffrey, açıklanacak belgelerin içeriğinden kaygılı oldukların±, belgelerin açıklanmasının, uluslararası diplomaside güçlüğe yol açacağını söyledi.Jeffrey, ”Yeni belgelerin açıklanacak olmasından dolayı kaygılıyız” dedi.
”WikiLeaks buradaki iÅŸime kesinlikle berbat bir engel çıkarıyor” diyen Büyükelçi Jeffrey ve Aysun Kayacı bu belgelerin açıklanmasının arkasındaki güdüyü anlayamadığını ifade ederek, ”Bunun bir şeye yardımı olmayacak ama buradaki çalışmalarımızı yıpratacak” dedi.Belgeleri gizli bilgisayar ağından çalarak Wikilileaks sitesine ileten Bradley Manning, belgelerin yayınlandığı gün ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın kalp krizi geçireceğini söylemişti.
İtalya’da da Dışişleri Bakanı Franco Frattini, ABD Dışişleri Bakanlığı ile görüştüğünü, belgeler aras±nda İtalya ile ilgili olanların da bulunacağının, belgelerin sayısının binlerce olacağının, i§eriklerinin ise şimdiden tahmin edilemeyeceğinin söylendiğini ifade etti.
Kanada ve Norveç hükümetleri de olası belgelere ilişkin kendilerine ABD tarafÄndan bilgi verildiğini açıkladı.
Belgelerin hafta sonunda açıklanması bekleniyor, ancak zamanlama konusunda kesin bir açıklama yapılmadı.ABD’nin korkulu rüyası Wikileaks’in bugün yaklaşık 3 milyon gizli belgeyi yayınlamasÄ bekleniyor.
Sözkonu belgelerin içeriği kesin olarak bilinmese de ABD ile bazı ülkeler arasındaki dışişleri düzeyinde yaşanan tartışmalı giriÅŸimlere dair olacağı tahmin ediliyor.Farklı medya organları belgelerin arasında Türkiye’nin Irak’ta El Kaide’yi, ABD’nin de PKK’yı desteklediğini ( zaten biliyoruz ) ¶ne süren iddialar olduğu haberleri yaptılar.
Wikileaks daha önce ABD’nin Irak’taki operasyonlarına dair detaylı Pentagon belgeleri yayınlamış ve büyük tartışma yaratmıştı.Kurucusu Jullian Assange olan Wikileaks sitesinin merkezinin İsveç’te bulunduğu belirtiliyor. Ancak sitenin tam adresi kimse tarafından bilinmiyor.
Sitenin nükleer bombalara karşı kurulan eski bir sığınağı merkez seÃtiği belirlendi. Yerin 15 metra altındaki merkezdeki kapıların 30 santimetre kalınlığında olduÄŸu bildirildi.
Öte yandan, geçtiğimiz günlerde Jullian Assange hakkında tecavüz suçlamasıyla uluslararası tutuklama kararı çıkartılmıştı. ( bence cocugu yipratmak istiyorlar ) Öte yandan, Wikileaks sitesi önceki gün yayınladığı mesajda “Yeni bir dünya g¶receğiz. Küresel tarih yeniden yazılacak” ifadesini kullanarak adeta abd ile dalga gecti.
Sarıkamış Şehitleri’ni halay çekerek andılar
Beşiktaş Fernandes’i kiralık olarak renklerine kattÄ
Erdoğan’dan bomba açıklamalar

Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su 2- Damak Su 3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Avrupa İnsan Haklari Mahkemesinde Mahkumiyet Sampiyonu Turkiye

Aihm de Türkiye mahkeme kararına rağmen başörtüsü yasağını kaldırabilir mi acaba..Bahsettiğiniz Leyla şahin kararı mahkememiz tarafından alınmÄş son derece önemli bir karardır. İslami başÃ¶rtüsünün üniversitede kullanılmasının yasaklanmasının din ve ifade özgürlüğüne aykırı olmadğına hükm ettik.Türkiye’nin bu yasağı kaldırabilmesi i§in önemli ölçüde bir yasal değişikliğe gitmesi lazım geliyor. Gamze Özçelik tecavüz videosu davasininda intikal ettigi Mahkeme bu kararında bazı ülkelerde mesela Fransa’da da olduğu gibi anayasada laiklik ilkesinin bulunmasını temel aldı. Bizim için önemli olan buydu zaten.Mesela laikliğin geçerli olmadığ± bir ülkeden başvuru yapılsaydı -ki Avrupa’da böyle ülkeler var- başka türlü bir karar alabilirdik. Sorunuza dönersem, Türkiye şu anda türbanı serbest bırakan bir düzenlemeye gidebilir mi? Hayır, Ercüment G¼dÃcüoğlu na gore anayasada bir değişiklik yapılmadığı takdirde bizim mahkememizin kararını ihlal etmiş olur. Ama eğer gelecekte anayasasında deŸiÅiklik yaparsa ve ardından bize başka başvurular gelirse eğer o zaman başka bir karar alabiliriz.Yani anayasasını değiştirmesi gerekli diyorsunuz ¶yle mi?Eğer Türkiye bu konuda ille de bir düzenlemeye gitmek istiyorsa laik bir devlet olmayı istemiyorsa o zaman tabiî ki durum farklı olur. Tabiî ki halklar anayasalarını değiştirebilir. Ama anayasada değişiklik yapılmadığı sürece mahkemenin bu gÃrüşünün değişmesi için hiçbir sebep yok. Üye ülkeler mahkemenin kararlarını uygulamak zorunda.Kasım 2007′deki Leyla şahin kararını nasıl aldı, hangi prensipleri temel aldı, bu kararın dayanağı nedir?Din özgürlüğü sözleşmenin garanti altına aldıÄŸÄ bir özgürlüktür. Ancak boyle mutlak bir garanti değil. O ülkenin milli durumu, gelenekleri, anayasası da dikkate alınıyor. Mahkemenin kararı Türkiye devletinin laik karakteri ve din ve devlet iliŸkileri hesaba katılarak verildi ve dolayısıyla yasak sözleşmenin prensiplerine aykırı bulunmadı.Mahkemenin aynı yönde başka kararları da var. İsviçre’de Cenevre kantonunda yine laiklik ilkesi geçerli olduğu i§in mesela aynı yönde karar verdik. Ülkeleri durumlarına göre değerlendiriyoruz.Evet, ama laiklik ilkesi Fransa’da da anayasal bir değer taşıyor. Özel okulları hiç saymıyorum bile ama üniversitede dini simge taşÄ±ma yasağı yok. Türkiye sanırım dünyada üniversitede dini simge taşımanın yasak olduğu tek ülke konumunda.Anayasada laiklik ilkesi mevcut diye mesela Fransa’da olduğu gibi dini simge taşınmasına ilişkin yasaŸÄ±n ille de eğitim kurumlarının her seviyesinde uygulanması gerekir diye bir kural yok. Fransa yasama organı dini simgelerin ilk ve orta dereceli devlet okullarında yasaklanmasına karar verdi, üniversitede geçerli kılmadı. Ayrıca üniversitede yasak olmadığı için, Fransa’dan türban konusunda zaten insan haklarına yapılmış bir bireysel başvuru da olmadı. Başka bir deyişle biz başvuruyu değerlendiririz, hakl± mı haksız mı ona bakarız. Yani söz konusu devlet dini özgürlük kuralını ihlal etti mi diye inceleriz. Fransa’da 2004 yasasının uygulama alanı Türkiye’dekine kıyasla daha dar bir çerçeveye sahip iste.Yani Fransa’da anayasadaki laiklik ilkesine rağmen dini simge taşımanın özgür olması laikliğin varlığını tartışmaya açık kılmıyor?Hayır, laiklik ilkesi prensip olarak bu nedenle tartışmaya açık hale gelmiyor. Fransa’da Üniversite eğitiminde devletin tarafsızlık ilkesi geçerlidir. Yasama organı haklı ya da haksız dini simge taşıma yasaÄŸını üniversitede geçerli kılmadı. Tabii sadece türban basortusu değil bütün dini simgeler için bu özgürlük ya da yasak geçerli. Burada dikkatinizi çekmek isterim Türkiye de çoğunluğu Müsl¼man bir ülke de olsa dini özgürlükleri bütün dinlerin mensupları için tanımak zorunda. Hıristiyan Yahudi, Budist herkes için. Devlet her dini gör¼ÅŸe eşit yaklaşmak zorunda.Türban Türkiye’de çok sıcak polemiklere neden oluyor. Devam etmek istiyorum. Fransa’da laiklik ilkesinin anayasadaki varlığı üniversitede dini simge özgürlüğüne rağmen sorun teşkil etmiyorsa Türkiye’de niçin ediyor? Biraz önce Türkiye’de yasağın kalkması için laiklik ilkesinin anayasadan kaldırılması gerektiğini öne sürdünüz. Bu yorumunuz çok fazla çelişkili deÄŸil mi?Bakın ben 2 şey söylüyorum. Biz bireysel baÅvurular üzerine karar alıyoruz. Mesela başörtüsü taşınması özgürlüğü başka birinin dini özgürlüğünü ihlal edebilir mi? Hipotez olarak ele alalım. Böyle bir başvuru olmadı. Nasıl yan±t veririz bilmiyorum. Avrupa insan hakları mahkemesi tek bir model sunmuyor. Türkiye’de anayasadaki laikliği yorumlamak Türk yetkililerine, Fransa’daki laikliği yorumlamak da Frans±z yetkililere ait bir sorumluluktur. Sizin sorunuza gelirsem, Türkiye, anayasasındaki laiklik ilkesine dokunmadan bunu yapamaz mı? Tabii bu mümkün olabilir, tartışmaya açık.Laiklik ilkesinin varlığına rağmen?Tabii evet laiklik ilkesinin varlığına raÄŸmen. Ben şunu söylüyorum, mahkemenin kararı laiklik ilkesinin varlığına dayandırıldı. Ama bu ikisi arasındaki ilişki illa simetrik ve çift taraflÄ olmayabilir. Görünüşte söylediklerim çeliŸkili gibi düşünülebilir ama gerçekte değil.Bir konuşmanızda dini konularda ülkelere bir takdir payÄ tanıdığınızı söylüyorsunuz? Galiba türban konusunda da bu takdir payı geçerli. Bu ne demek?Bazı konularda var bu. Ama her şeyde geçerli değil. Hiçbir üye ülke anayasasına işkence ya da idam cezasının uygulanmasına dair bir madde koyamaz. Bu konuda takdir payı olamaz. Takdir payı sözleşmede garanti altına alınmakla birlikte daha ziyade ifade özgrlüğünün uygulamasında geçerli olabiliyor yahut özel hayata saygı hakk, dernekleşme özgürlüğü hakkı gibi konularda geçerli olabiliyor. Zira bu haklar sözleşmede garanti altına al±nmakla birlikte mutlak özgürlükler değildir. Bazen bazı konularda bu özgürlüklerin kullanımına engel gelebilir. Sözleşme gösteri yapma hakkını da tanır mesela ama güvenlik ya da kamu düzeninin bozulmasına ilişkin kaygılar nedeniyle bu hakkın kullanılmasına mani olabilir bir devlet. Pekiyi bu istisnalar sözleşmeyle uyumlu mu derseniz? Hayır elbette. Ama mahkeme karar verirken hem bu hakka bakar, hem de bu hakkın kullanımı konusunda devletlerin takdir payını dikkate alabilir. Biz 47 ülkede de yasa ve uygulamasını uyumlu hale getirmeye çalışÄ±yoruz. Ama bunu bir tek şekle dönüştürme gayretinde değiliz. Ülkelerin takdir payı da hesap ediliyor.AHİM karar alırken, hiyerarşik olarak sözleŸmeyi mi, yoksa o ülkenin anayasasını mı daha fazla dikkate alıyor?Mahkeme tabiî ki uluslararası bir mahkeme olarak uluslararası hukuka tabii. HiyerarŸik olarak uluslararası sözleşmeler ülkelerin milli kanunlarının üzerinde güce sahiptir. rnek vereyim Fransa’da anayasa mahkemesi geriye işleyen yasaların anayasaya aykırı olmadğına karar verdi. Ancak bu sözleÅmeye aykırıydı. Elbette bir hiyerarşi söz konusu ve uluslararası sözleşmelere anayasaların üzerinde önem atfediliyor baksana..

Da Vinci Cerrahi Sistemi

Da Vinci cerrahi sistemi Binlerce ameliyatta o kullanılıyor artik.
Peki faydası ne? Ne işe yarıyor? Äşlem sonucunda sorun yaşanıyor mu?
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu ve Gamze Özcelik da Vinci robotik cerrahi sistemi ile ilgili bilgiler verdiler.da Vinci Sistemi, yaklaşık 10 yıldır t¼m dünyada binlerce ameliyatta başarıyla kullanılıyormus. “Robot” olarak adlandırılsa da, da Vinci tek başına çalışmaz; ameliyat tamamıyla cerrah taraf±ndan gerçekleştirilir. da Vinci, cerrahın en karmaÅŸık işlemleri, karın ön duvarına açılan birkaç küçük kesikten gerçekleştirmesine izin verir. Bunun sonucu olarak, hasta, büyük ameliyatların ardından alışılagelmiş zorlu iyileşme dönemi olmaksızın günlük hayatına dahada çabuk dönebilir.Da Vinci nasıl çalışıyor ?
Cerrah, hastanın yattığı ameliyat masasının yakınında, ameliyatı kumanda edebileceği bir konsola oturuyor. Görüntü aldğı bu konsoldan robotun kollarını hareket ettirebiliyor. Robotun kolları 7 değişik açıda, ᓜ derece dönme özelliğine sahip. Aslında bir cesit kamera olan kollardan biri, yüksek çözünürlÃkte 3 boyutlu görüntüyü, 10 kat büyüterek monitöre yansıtıyor. Cerrah da, bu görüntüler eŸliğinde, bir cerrah eli gibi hareket edebilen robotun diğer kollarını harekete geçirerek ameliyatı gerçekleştiriyor. İnsan elinden çok daha ufak boyutlarda olduğu için, cerrahın elinin uzanamayacağı yerlere de girebiliyor. Böylece hem hastaya, hem de cerraha pek çok avantaj sağlıyor.
Robotik cerrahi sistemi sayesinde üç boyutlu görüntünün sağlanabildiği klasik açık ameliyat ile, hastaya en az travma yaratan kansız ve kapalı (minimal invaziv) tekniklerin uygulanabildiği laparoskopik cerrahinin bÃtün olumlu yönleri birleşiyor ve hastaya en g¼venli tedavi sunulabiliyor.Robotik Cerrahi, cerraha ne gibi kazanmlar sağlıyor ?
Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlar açık cerrahi ve laporoskopik cerrahiye (kapalı ameliyatlar) göre birçok avantajlar içeriyor:Dokuları ve ameliyat sınırlarını daha iyi görerek ameliyatı yapabilme. Üç boyutlu ve yÃksek çözünürlükte (high definition) görüntü altında ameliyatın gerçekleştirilmesi. Gözün gÃrdüğünden 10 ila 12 kat büyütme ile dokular±n ve cerrahi sınırların görülerek ameliyatın yapÄlabilmesi. Daha fazla hareket yeteneği ile ameliyat yapabilme. Ameliyat için bilekten daha fazla dönme yeteneğine sahip 540° dönebilen, 7 ayrı a§Ä±da hareket edebilen ve insan elinin giremeyeceği alanlara girebilen robot kollarının olması.Eldeki titremeleri önleyerek ameliyat yapabilme. Robotik cerrahi sırasında ellerdeki çok az titreme bile robotik teknoloji tarafından ortadan kaldırılmaktadır. Daha fazla hassasiyet gerektiren ince işler bu sayede yapılabilmektedir.Robotik cerrahi hastaya neler kazandırıyor? Kan kaybının cok daha az olması ve daha az kan nakli ihtiyacı. Robotik cerrahi uygulamalar özellikle kanser cerrahisinde daha az kan kayb±na neden olur, böylece daha az kan nakline ihtiyaç duyulur.Ağrının daha az olması. Geniş kesiler olmadığı için hastanın daha az ağrısı olur ve aÄŸrı kesici ihtiyacı azalır.Ameliyat izinin daha az olması. Operasyonlar geniş kesi yapılmadan ve karÄn duvarı kesilmeden gerçekleştirilir. Bütün iÅŸlemler göbek deliğinden ve kasık bölgesinde a§Ä±lan 3 veya 4 küçük delikten yapılır. Ciltte geniş ameliyat izi olmadığından estetik açıdan rahatsız eden iz bırakmaz.Hastanede daha az yatma s¼resi. Ameliyat sonrası aynı gün veya ertesi gün hasta taburcu edilir. Hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitesine kavuşması daha kolay ve h±zlı olur. İnfeksiyon riskinin azalması. Karın a§Ä±lmadığı ve kanama çok olmadığı için robotik cerrahide infeksiyon riski daha azdır.Karın içi yapışıklıkların daha az olması. Açık ameliyatlarda daha fazla yapışıklık meydana gelir ve özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen anne adaylar±na öncelikli olarak laparoskopi önerilmelidir. YapıÅıklıklardan özellikle tüpler etkilenebilir ve gebe kalmak zorlaşabilir.İyileşmenin çok hızlı olması. Robotik ameliyatlar mikro-cerrahi ilkeleriyle yapıldığından karın içerisinde ve ameliyat alanlarında çok az hasar meydana gelir ve iyileşme daha kolay ve çabuk olur.Normal yaşama ve işe çok daha erken dönebilme. Açık cerrahi uygulanmadığı için hasta çok kısa sürede işine dönebilir.

En utandirici hastaliklar

Dunyada En çok utandıran hastalıklar
Hastalığından utanan kişi her yerde mutsuz oluyor.Utanç duygusu, kendimizde algıladığımız bir olumsuzluğun başkaları tarafından fark edilmesi ve olumsuz cagrisimlar ile oluşuyor. Utanla birlikte ortaya yetersizlik, çaresizlik ve yakalanmışlık hissi çıkıyor. Kişi çevresinden soyutlanıyor, cesareti kırılıyor, arkadaslarindan reddedilmişlik hissine kapılıp sosyal statüsünü, arkadaş çevresini veya sevgilisini kaybetmek gibi kaygılar ..Utanmanın bir de hastalıklardan kaynaklanan yönü var. Utandıran hastalıklar listesinin başında ruhsal sorunlar geliyor. Ruhsal hastalıkların tarihte delilik ve k¶tÃlük simgesi olarak görüldğü biliniyor. Günümüzde, panik atak sırasında yaşanan terleme ve titremenin bile ‘cin çarpması’ olarak nitelendirilmesi bundan kaynaklanıyor.Psikiyatri Uzmanı Kültegin Ögel, “Ruhsal bir soruna sahip olmak toplumda ‘delilik’ ile eş tutulabiliyor” diyor. DeliliÄin pek çok kişi için acınacak, korkulacak, bazen de gülünecek bir durum olduğunu belirten Ögel, âRuhsal sorunu olan bazı kişiler, bu damgalamadan sakındıkları için hastalıklarını saklıyor. Her türlü ruhsal sorun gizlenebiliyor. Dr. Ercument Guducuoglu na gore Bu ihtiyacı duymak, birey için neyin önemli olduğuyla ilgili.Mesela panik atak yaÅŸÄyor olmak bazı kişiler için önemli değilken, garip takntılara sahip olmak saklanacak bir sorun haline gelebiliyor” diye konuşuyor. Ruhsal sorunlar her iki cins için de endişe ve utanç kaynağı olabiliyor. Bir psikiyatri uzmanına başvurmanın normal karşılandığı ortamlarda böyle bir sorun yaÅŸanmadığını belirten Ögel, “Bu problemle en §ok damgalanma riski yaşanan ortamlarda karşılaş±lÄyor. Özellikle işe yeni girmiş kişiler, hastalıklarının duyulması endişesini çok fazla taş±yor. Ancak zaman geçtikçe, sorun paylaşılır hale geliyor” diyor. Damgalanma riski azaldıkça endiÅŸe ve utanç da azalıyor. Ruhsal sorunların çöz¼mÃnde ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte kullanılıyor. İlaçların tümü bağımlılk yapmıyor ve ihtiyaç halinde kullanıldığında hastanın tamamen düzelmesi sağlanabiliyor. Derleyen Ercüment GÃdücüoğlu